Ülkemizde İnternet Yasaklarının hukuki altyapısını oluşturan 5651 nolu yasa yangından mal kaçırırcasına 2007 mayısında çıkmış ve 2007 Kasım sonuda uygulamaya başlamıştı. Ankara Barosu’nun öncülüğünde çeşitli sivil toplum kuruluşları sektör kuruluşları, ve adalet camiasından yargıç ve hakimler ortaya çıkan sorunlara çözüm aramak için 2 defa bir çalıştay ortamında bir araya geldi. İkincisi, 20-22 Nisanda Kartepe Green Park Otli- Kocaeli’de gerçekleştirildi. Çalıştay sonuç bildirgesi olarak bir ilkeler listesi yayınladı.

KARTEPE KRİTERLERİ

20 –22 Nisan 2010 Kartepe / Kocaeli

Bu çalıştayın katılımcılarının çoğunluğuyla, İnternetin insanlığın önünde yepyeni ufuklar açtığını hatırlayarak, internetin bilginin ve fikirlerin özgürce dolaşması için etkin bir araç olduğunu, bu aracın kullanılmasında anonimlik ve mahremiyetin korunması gereken değerler olduğunu gözeterek, internetin kötüye kullanılarak bireysel hak ve özgürlüklere zarar verebileceğini de gözönüne alarak, internetle ilgili kısıtlamaların temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmadan sadece evrensel hukuka uygun kanunlarla ve yargıç kararıyla mümkün olabileceğinin altını çizerek;

Aşağıda sayılan temel ilkeleri kamuoyuna açıklamayı kendilerine görev bilmişlerdir.

İLKE 1 – İnternette fikir ve düşüncelerin yayılmasında büyük rol oynayan Web 2.0 siteleri (bloglar, forumlar, video siteleri, sosyal ağlar vs) çok sesliliğin ve demokrasinin bir parçası olarak anlaşılmalıdır.

İLKE 2- İnternetin tüm aktörleri, öncelikle özdenetim mekanizmasını (proaktif müdaheleler) işletmeli, hukuka aykırı içeriklerin önlenmesi için “Uyar – Kaldır” prensibini de benimsemelidir. Kamu otoritesi, özdenetim mekanizmalarını ve sivil inisiyatifleri desteklemelidir.

İLKE 3- Erişim engelleme kararları, ön inceleme raporu ve hukuki gerekçeleriyle birlikte sadece yargıç kararıyla mümkün olmalı, bu kararlara itiraz prosedürü hızlı ve etkin olarak yapılandırılmalıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, kanunla açıkça yetkili kılınmış merci veya Cumhuriyet Savcısı tarafından verilebilecek erişim engellenmesi kararları, 24 saat içerisinde yargıç onayına sunulmalı. Onaylamama halinde erişimin engellenmesi kendiliğinden kalkmalı

İLKE 4- Erişim engelleme kararları, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gözetilerek, ancak ve ancak son çare (ultima ratio) olarak bir koruma tedbiri olarak görülmelidir.

İLKE 5- İnternet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarının yerine getirilmesi TİB tarafından sağlanmalıdır ve ilgili mevzuat düzenlenmesi yapılmalıdır. Erişim engelleme kararlarında ve engellenen sitelerin girişinde, engelleme sebebi, gerekçesi, tedbirin süresi ve itiraz prosedürü açıkça belirtilmelidir.

İLKE 6 – 5651 sayılı yasada öngörülen katalog suçların kapsamı yeniden değerlendirilmelidir.

İLKE 7- Bir internet sitesinin tamamına erişimi engellemek yerine, sadece zararlı ve hukuka aykırı içeriklerin engellenmesi yoluna gidilmesi ve bu içerikleri oluşturanların yargılanması sağlanmalıdır. İnternetin Uluslar arası karakteri gözönüne alınarak diğer ülkelerle işbirliğine gidilmeli, Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi imzalanması konusunda çalışmalar hızlandırılmalıdır.

İLKE 8- Erişim ve yer sağlayıcı tarafından tutulan trafik kayıtlarının doğruluğunu, değiştirilmezliğini ve bütünlüğünü sağlayacak tedbirler alınmalı, bu kayıtların sadece adli makamlarca ve delil elde etmek amacıyla sınırlı olmak üzere gizliliği sağlanmalıdır.

İLKE 9- İnternet’in özgür doğası dikkate alınarak, İnternet medyasının tanımlaması yapılmalı, getirilen kriterler eşliğinde internet medyası, basına tanınan cezai sorumluluk ve dava sürelerine ait hak ve özgürlüklerden tamamen yararlanabilmelidir.

İLKE 10 – Devletin internet konusundaki ana görevi, topluma ilköğretimden itibaren eğitim vermek ve bilinçlendirme yapmakla sınırlı olmalıdır. İnternetteki zararlı içeriklerden çocukların korunması amacıyla, uzmanlar tarafından içerik sınıflandırması yapılmalı ve aileler ücretsiz çocuk filtresi kullanması yönünde özendirilmelidir.

İLKE 11 – Çocuk Pornografisi çok önemlidir. Sadece 5651 ile sınırlı kalmamalıdır. Daha özel bir düzenleme yapılmalıdır.

İLKE 12 – İnternet ortamında işlenen suçlarda açıkça yetki düzenlemesi yapılmalıdır. Yargıda uzmanlaşamaya önem verilmeli, bilirkişilik müessesesi daha işlevsel hale getirilmelidir. Kurumlar arası işbirliği tanımlanmalıdır.

ILKE 13-Uygulamacıların eğitimi ve farkındalığı sağlanmalı.

Kartepe kriterleri olarak yayınlanan bu kriterler katılımcıların çoğunluk görüşünü yansıtmakta olup bazı maddelerde değişik katılımcıların itirazı mevcut olabilir
———–

Bu ilkeleri hayat geçirmek Siyasal İktidar, Kamu Yönetimi ve İnternet Kurulunun görevidir. Icra Kurulundaki Sivil Toplum Kuruluşları da bu takip etmek, gündeme tutmak, ve hayata geçirmek için çaba haracamalıdır.


Ben bu çalıştaya işlerimin yogunluğu ve hava muhalefeti nedeniyle katılamadım. Ama, altını cizmek istediğim bir kaç konu var:

1. Nesne temelli filtreleme konusu dolaylı olarak gündeme gelmiştir. BTK nesne temelli filtrelemeyi bir an önce hayata geçirmelidir. Geçirmesinde sorunlar yaşıyorsa, bunu saydam bir şekilde üniversite, sektör ve sivil toplum kuruluşları ile paylaşmalıdır. Hazırladığı raporlar varsa, bunu kamuoyuyla paylaşmalıdır.

2. Youtube yasağında ortaya çıktığı gibi, Türk mahkemelerin yetkisi, sadece İnternetin Türkiye’den görünen yüzüyle, ya da İnternetin Türkiye İzdüşümü ile sınırlıdır. Bir başka ülkenin İfade özgürlüğü içinde gördüğü kendi ülkesindeki bir içeriği yasaklama, cezalandırma yetkisi olamaz. Bu nedenle, yasa ve yönetmeliklerin buna uygun bir tanım yapması, bir “sakıncalı içeriğin” yayından kalkmasını net bir şekilde tanımlaması gerekir.

3. Bildirgede söyleniyor ama açıkca ifade etmekte yarar görüyorum. Bilişim ve İnternet konusunda adalet camiasında (mahkeme, hakim, savcı) bir uzmanlaşmaya gidilmedir.

4. Demokratik bir ülkede devletin yetişkin yurttaşları “zararlı içerik” ve “kirli bilgi”den koruma görevi olamaz. Devlet, yurttaşı eğitir, bilinçlendirir, sivil toplumu destekler, araç ve ortamları sağlar. Örneğin, açık kaynak korunma yazılımlarını teşvik eder, ödüllendirir, ücretsiz dağıtır. Bu konularda kampanyalar yapar, ödüller verir. Devlet, yurttaşın bilinçle karar vermesinin ortamını sağlar ama yurttaş adına bu işi yapmaz. Çocukların bulunduğu kamu ortamlarında sivil toplum ve uzmanların denetiminde koruyucu tedbir alınabilir.
——
Kısa vadede ne yapılabilir ?
BTK bu ilkeleri hayata geçirmek isterse:

1. 5651’de yurt dışındaki webleri katalog suçlar nedeniyle resen yasaklamak yerine bu işi Ankara’daki bir mahkemeden alabilir. Bu yönde bir öneri Yargıtay Başkanlığından geldiğini, BTK’nın İzmir de yaptığı bir konferansta dile getirildiğini biliyoruz. Bu mahkemenin hep aynı mahkeme olması uzmanlaşmaya katkı sağlar.

2. URL filtreleme konusunu BTK’nın ciddiye alması gerekir. Mahkemeler, genelde, tüm webi kapatmak istememekte, BTK’nın nesne temelli erişim engelleme mümkün olmadığını söylemesi üzerine, tüm webi yasaklama yoluna mecbur kalmaktadırlar.

3. BTK simdiye kadar Sulh Makemlerinden gelen 5651 dışı, ağırlıklı olarak Medeni Kanun ve FSEK temelli yasaklamaları benim yetki ve görev alanım dışındadir söylemiyle TT ve diğer servis sağlayıcalara havale etmiştir. TT de hiç bir bilgilendirme yapmadan bunu uygulamıştır uzun süre. Öte yandan BTK 5652 dışı fakat Ceza Mahkemelerinden gelen yasaklama kararlarını uygulamıştır. Tüm mahkeme kararlarını uygulaması, uygun bulmadıklarına itiraz etmesi, bu konuda sivil toplumla diyalog içinde olması yararlı olacaktır.

4. BTK’nın daha saydam calışması, istatistikleri yayınlaması; araştırmacılara kapsamlı bilgi verebilmesi de ülkemizin yararına olacaktır.

Trackback

No comment until now

Add your comment now