Viviane Reding Avrupa Komisyonunda Bilgi Toplumu, Telekom ve Media konusunda en üst görevli. 9 temmuz 2009′da bu yılın “Ludwig Erhard Konuşmasında” AB’nın mevcut krizden çıkışı için Bilgi ve İletişim Teknolojinin yapabilecekleri konusunda kendi önerilerini yaptı.
Önerilerini Dijital Avrupa Strateji etrafında sundu. Hedefleri Bilgi Temelli Toplum (Knowledge-Based Society) olarak belirlenmiş. Önerileri özet olarak:
Kısa dönemde yapılması gerekenler:
-Avrupa telekomünikasyon reformunu hayata geçirmeliyiz
-adil rekabet içindeyeni nesil ağlara yatırımı ve eve-fiberi teşvik etmeliyiz
-3G ve LTE’yi teşvik ve cazip hale getirmeliyiz
-Analog TV’den sayısal TV’ye hızla geçmeliyiz
Beş yıl için öncelikler ise:
- Fikri haklar sorunu çözerek Avrupa içinde üretilen dijital içeriğe erişimi kolay ve cazip yapmalıyız
Bunun parcası olarak: i) online fikri haklar lisanslamasını kolaylastirmali, ii) kütüphanelerdeki çogu kitabı sayısal hale getirmeliyiz
-güvenli ve tüketici dostu mobil ödeme yapısı hazırlamalıyız
-dijital ekonomisi küçük işletmelere açılmalıdır
- küresel ısınma konusunda yenilikçi BİT çözümleri kullanmalıyız.
Yazinin aslina ve ilintili konulara
http://tr.im/wOWS
http://europa.eu/i2010/
tam metin çevirisine ise http://tr.im/xfor/
adresinden ulaşabilirsin. Fikri haklarla ilgili kısmı aşagıya tam metin ekliyorum:
”
Dijital Avrupa için ilk ve en önemli önceliğimiz, Avrupa içinde üretilen dijital içeriğe erişimi kolay ve cazip yapmaktır. Avrupalı kullanıcıya hitab eden cekici sayısal içeriğin bulunabilmesi yüksek-hızlı genişbant İnternetin gelişmesinde belirleyici olacaktır. Maalesef, şu anda bu konuda son derece kutuplaşmış bir tartışma var: Birçok hak sahipleri internetten izinsiz indirilen nesnelerin fikri mülkiyet haklarının ihlali ettiğini, illegal hatta cezai suç olduğunu söylemekte, diğerleri ise internet erişiminin evrensel hak olduğunu vurgulamaktalar. İşin doğrusu: Her iki tarafda haklı. İşin acısı, uzun ve çoğunlukla verimsiz tartışmalardan sonra, iki tarafta kendi konumlarına dönmekte, diğer tarafla anlaşmak için hiç bir işaret vermemektedir.
Bu arada, internet korsanlığı , özellikle dijital yerliler, yani 16 – 24 arasında yoğun İnternet kullan genç kuşak arasında gittikçe daha cazip ( “seksi”) olmakta. Bu kuşak bizim, yeni inovasyon ve yeni büyüme fırsatlarını sunan, dijital ekonominin temeli olacaktır. Eurostat rakamları bunların % 60′ının, son aylarda internetten para ödemeden görsel-işitsel içerik indirdiğini, ve % 28′ide ödemek istemediğini gösteriyor .
Bu rakamlar mevcut sistemde ciddi eksiklikler olduğunu göstermektedir. Yasayı çiğneyenleri cezalandırmak gerekir. Ama gerçekten pazarda yeterince çekici ve tüketici dostu yasal ürün sunuyormu? Fikri Mülkiyet Hakları için mevcut yasal sistem internet kuşağın beklentileri ne ölçüde karşılıyor? Biz baskı tedbirlerinden önce tüm alternatif seçenekleri düşündük mü? Konuya gerçekten 16 yaşındaki birinin gözüyle baktık mı? Yoksa matbaa çağında yetişmiş Hukuk profesörünün perspektifinden mi baktık? Bence, büyüyen İnternet korsanlığı mevcut iş modelleri ve hukuki çözümler için verilmiş bir güvensizlik oylamasıdır. Bu politika yapanlar için bir uyarıdır.
Şayet çabucak, dijital içeriğe erişimi, daha kolay ve daha tüketici dostu yapamazsak, sanatsal yaratıcılığın destekçisi ve dijital hizmetler yasal kullanıcı olan bir kuşağı olduğu gibi kaybedebiliriz. Ekonomik, sosyal ve kültürel olarak, bu bir trajedi olur. Bu nedenle benim ana önceliğim, diğer Komisyonlarla birlikte Avrupa tek pazarındaki dijital içeriğe erişim için basit, tüketici dostu bir yasal çerçeveyi, aynı zamanda yaratanlara adil ücret sağlayacak şekilde oluşturmaktır. Dijital Avrupa sadece kurulu içerik yaratıcıları ile ve dijital yerlileri arasında ilgilenen kullanıcılar ve yenilikçi tüketiciler ile kurulur.
“




Mesleğime (BT) ilişkin en radikal düşüncelerimden biri; Her ne sebebe dayalı olursa olsun internete ‘suç’ kavramının girmemesi yönündedir.